"Enter"a basıp içeriğe geçin

Tasavvuf

Tasavvuf, bugün Müslümanların içinde bulundukları olumsuz durumun sebepleri arasında önemli bir yer tutuyor. Ancak bu gerçek, tasavvufa yöneltilen insafsız eleştirileri masum kılamaz.

Dinden habersiz bir ateistin, din diye algılanan/yaşanan bazı kültürel olgular üzerinden dine saldırması nasıl insafsız bir tutumsa, tasavvuf olarak bilinen/yaşanan saptırılmış din anlayışları/yaşayışları üzerinden tasavvufa saldırmak da aynı şekilde insafsız bir tutumdur.

Tasavvufun büyük önderlerinin dahi bazen hatalı yorumlar yaptıklarını, çok büyük ve olumsuz gelişmelere sebep olacak anlayışları yaygınlaştırdıkları doğruysa da bu durum tasavvufun özgün bir İslam yorumu olduğu gerçeğini görmezden gelmeyi gerektirmez.

Tasavvufçular, Uzakdoğu felsefelerinden ve Hıristiyanlıktan etkilendiği oranda İslâmî anlayıştan uzaklaşmış, bunun olumsuz sonuçlarından kaçınmak için sürekli bir yenilenme gayreti içinde bulunmuşlarsa da bugün gelinen noktada -diğer dinî yaklaşımlar gibi- başarısız olmuşlardır.

Din anlayışımızı yeniden sorgulama ve ıslah etme gayretlerinin hız kazandığı bu dönemde tasavvufa dışlayıcı değil, ıslah edici bir tutumla yaklaşmak, bu özgün İslam yorumundan yararlanmak gerekiyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir