"Enter"a basıp içeriğe geçin

Mustafa Öztürk izlenimleri

Mustafa Öztürk’ün konuşma ve kitaplarından kendisi hakkında edindiğim kanaatleri maddeler halinde sıralıyorum.

  • Öztürk’ün bazı takıntıları var. Bunlardan biri anakronizm. Olur olmaz hemen her değerlendirmesinde muhataplarını anakronizm ile itham ediyor. Bana kalırsa bunların çoğunda yanılıyor. Mal bulmuş mağribi gibi her fırsatta ve alakasız bir biçimde anakronizme atıfta bulunması beni usandırdı. Bir de “gerek… gerek….” takıntısı mevcut. Onun detayına girmiyorum.
  • Mustafa Öztürk’te Arapça sözcük kullanma merakı had safhada. Uzmanlık alanı gereği Arapça sözcük dağarcığı çok geniş olabilir. Ancak kitaplarından Türkçe sözcük dağarcığının da oldukça geniş olduğu anlaşılabiliyor. Yine de çoğu zaman Arapçasını kullanmayı tercih ediyor.
  • Mustafa Öztürk’ün kitaplarında dipnot kullanma üslubu ilginç. Genellikle yarım sayfalık bir paragrafın sonuna dipnot işareti ekliyor.
  • Yine genellikle alıntı ibaresi kullanmadığından paragraftaki ifadelerin hangisinin dipnottaki kaynağa ait ya da ondan ilhamla yazılmış, hangisinin kendi görüşü olduğu anlaşılamıyor. Bu nadiren yapıldığında hoş karşılanabilir ancak çok sık kullanılınca rahatsız edici oluyor.
  • Mustafa Öztürk kitaplarında ele aldığı konuları kendi düşünce yapısına uygun gelecek şekilde manipüle ediyor. Bunu eldeki tüm malzemeyi olduğundan farklı bir biçime sokarak ya da olduğu kadarını değil, işine yaradığı kadarını kullanarak yapıyor. Bu nedenle herhangi bir mesele hakkında Mustafa Öztürk’ün ne yazdığına bakmak riskli bir durum oluşturuyor.
  • Mustafa Öztürk’ün konuşmalarında olduğu gibi kitaplarında hissedilen bir durum da psikolojik durumu. Dışarıdan bakıldığında açıkça anlaşılabilecek bir şekilde bıkkınlık psikolojisi ya da tükenmişlik sendromu yaşadığı izlenimi veriyor. Bu görüntüyü neden verdiğini düşünmesi ve bu durumu ortadan kaldırması iyi olur.
  • Mustafa Öztürk’ün konuşmalarında ve kitaplarında herkesçe kolayca tespit edilebilen bir yön de onun muhataplarına karşı sergilediği alaycı üslubu. Kibir ve küçümseme algısına yol açan bu üslubunu da gözden geçirmesi gerektiği düşünüyorum.
  • Mayıs 2020 tarihinde eklenen not: Yukarıdaki son iki maddede belirttiğim hususlarda son zamanlarda düzelme olduğunu eklemek isterim.
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir